On küçük zenci yemeğe gitti,
Birinin lokması boğazına tıkandı. Kaldı dokuz,
Dokuz küçük zenci geç yattı,
Sabah Biri uyanamadı, kaldı sekiz,
Sekiz küçük zenci Devonu gezdi,
Biri geri dönmedi. Kaldı yedi,
Yedi küçük zenci odun kırdı
Biri baltayı kendine vurdu. Kaldı altı,
Altı küçük zenci bal aradı,
Birini arı soktu. Kaldı beş,
Beş küçük zenci mahkemeye gitti,
Biri tutuklandı. Kaldı dört,
Dört küçük zenci yüzmeye gitti,
Birini balık yuttu. Kaldı üç,
Üç küçük zenci ormana gitti,
Birini ayı kaptı. Kaldı iki,
İki küçük zenci güneşte oturdu,
Birini güneş çarptı. Kaldı bir zenci.
Bir küçük zenci yapayalnız kaldı.
Gidip kendini astı. Kimse kalmadı................
Kitabın ana fikri şiirdeki kurguya dayanıyor, ama bunu bilmenize rağmen ilerisine dönük bir tahmin yapmanız imkansız.Ben okurken bir çok senaryo yazdım kafamdan ama hepsi boş çıktı.Kitabın son sayfasına kadar ne olduğunu anlayamıyorsunuz.Bu da haliyle kitabı çok cazip bir hale getiriyor ve asla elinizden bırakamıyorsunuz. Hikaye son derece tempolu,gizemli,gereksiz tasvirlerden uzak ve en önemlisi sizi hep ters köşeye yatırıyor.Bu kadın sanki böyle muhteşem ve birbirinden benzersiz kurgular yapmak için yaratılmış.. Mutlaka okuyun...

On Küçük Zenci üzerine cümle kurmak hakikaten zor. Çünkü gayet yalın ve mükemmel. Christie'nin başka hiçbir kitabına benzemiyor.
YanıtlaSilBen kafayı yemiştim adeta. Owen kim diye :) Çook güzeldi.
YanıtlaSilowen'ı ön isimleriyle birlikte ''unknown'' diye yorumlamalarıda çok güzeldi:)
YanıtlaSil