Kitap kulübümüzün mart ayı kitabıydı ''Kutsal Meclis''. Oldukça değişik bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Özellikle yazarın anlatım ve düşünce tarzı çok sıra dışıydı, belli bir noktaya kadar!
Kitap, Daniel adındaki davranış bilimleri uzmanı akademisyen bir FBI ajanının saplantı haline getirdiği ''Havva'' diye adlandırılan seri katilin izini sürmesini konu alıyor. Havva her ayın başında aşağı yukarı aynı yaşlarda genç kızları kaçırıp kendine has bir yöntemle, onlara hastalık bulaştırarak öldürmekte, ve 16 ayda 16 kız öldürülmesine rağmen FBI ne Havva'nın kimliğini ne de en ufak bir ip ucu tespit edememiştir. Taa ki Daniel ile Havva arasında kişisel bir bağ kurulana kadar...
Kitabın ilk 100 sayfası inanılmaz heyecanlı başladı.Çok keyif aldım. Bazı kısımlarda oldukça detaylı bir anlatım olmasına rağmen Dekker bunu o kadar akıcı bir dille yazmış ki, en ufak bir tempo düşüklüğü yada hikayeden kopma söz konusu olmadı. Bir yandan hikayenin günümüz zamanında koşturması son sürat devam ederken bir yandan da olayların çıkış noktası ve seri katilin nasıl bu hale geldiğini geçmişten günümüze doğru anlatıyor. Ve bu iki farklı zaman birbiriyle çok iyi harmanlıyor...
SPOILER
Evet, yukarıda yazdıklarım sadece kitabın ilk yarısı için geçerliydi!!! Hikaye belli bir noktadan sonra değişik bir hal almaya başladı, resmen okuduğum kitabın türü değişti. Bir anda kendimi şeytan çıkarma seansının ortasında buldum. Basma kalıp bir exorcism filmi izliyormuşum gibi. Hatta ''kutsal damacana'' filmi aklıma geldi bir ara, gülmeye başladım. Şeytanlar, tavşanlar :) Bu kadar klişeydi işte anlatılanlar.
Daniel'ın öldükten 22 dakika sonra canlanması, sonra üstüne kendi isteğiyle 2 kere daha ölüp 2-3 dakika sonra canlanması oldukça saçmaydı. Sadece kitabın sonunda Lori'nin, Alex'in (Havva'nın) kız kardeşi Jessica çıkmasına çok şaşırdım. Gerçi okurken UCLA dan bir bağlantı kurmuştum ama unuttum gitti sonradan.
Şahane bir polisiye, seri katil hikayesi şeklinde başlayan, ortalara doğru tuhaflaşan ve sonunda da basma kalıp bir şeytan çıkarma seansı ile rezalet bir final yapan, okumasam da olabilecek bir kitap okumuş oldum....

aynen katılıyorum, ikinci kısmı mantara bağladı kitabın. o ölüp ölüp dirilmeler "flatliners" filminden; şeytan çıkartma da işte "exorcist" filminden kaktırılmıştı:)) neyse yazarı tanımış olduk en azından, uzak dururuz artık:)))
YanıtlaSilbence bir dahaki dönem için, kitap araştırmaya şimdiden başlayalım.2dir pas geçiyoruz, 3.sünde şöyle kallavi, taş gibi bir kitap okuyalım :))
YanıtlaSil